Târık Suresi
The Morning Star (At-Taariq)
سُورَةُ الطَّارِقِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Gökyüzüne ve tarıka (sabah yıldızına) yemin ederim.
DİYANET VAKFI MEALİوَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
Tarıkın ne olduğunu nereden bileceksin?
DİYANET VAKFI MEALİٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
(O, karanlığı) delen yıldızdır.
DİYANET VAKFI MEALİإِن كُلُّ نَفْسٍۢ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۭ
Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.
DİYANET VAKFI MEALİفَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ
İnsan neden yaratıldığına bir baksın!
DİYANET VAKFI MEALİخُلِقَ مِن مَّآءٍۢ دَافِقٍۢ
Atılan bir sudan yaratıldı.
DİYANET VAKFI MEALİيَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
(O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.
DİYANET VAKFI MEALİإِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌۭ
İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.
DİYANET VAKFI MEALİيَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
Gizlenenlerin ortaya döküldüğü gün
DİYANET VAKFI MEALİفَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍۢ وَلَا نَاصِرٍۢ
O gün insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.
DİYANET VAKFI MEALİوَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, yemin ederim ki,
DİYANET VAKFI MEALİوَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
(Nebat ile) yarılan yere,
DİYANET VAKFI MEALİإِنَّهُۥ لَقَوْلٌۭ فَصْلٌۭ
Şüphesiz Kur'an, (hak ile batılı) ayıran bir sözdür.
DİYANET VAKFI MEALİوَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
O, asla bir şaka değildir.
DİYANET VAKFI MEALİإِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًۭا
Onlar bir tuzak kurarlar,
DİYANET VAKFI MEALİوَأَكِيدُ كَيْدًۭا
Ben de bir tuzak kurarım.
DİYANET VAKFI MEALİفَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
Onun için Kafirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
DİYANET VAKFI MEALİ